BM Genel Sekreteri Ban Ki Mun, İsrail Cumhurbaşkanı Simon Peres ve Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa’nın da katıldığı “Gazze; Otadoğu’da Barış” panelini Başbakan Erdoğan son derece sert bir tepkiyle terk etti.
Yangının hiç eksik olmadığı Ortadoğu’nun ruhuna uygun ateşli bir tartışma oldu ve bu coğrafyada hiç eksik olmayan öfkeyle sona erdi.
Başbakan Erdoğan’ın paneli terk etmeden önce söylediği son derece açık şekilde, herkesin haykırmak istediğini, en yüksek düzeyde İsrail Cumhurbaşkanı’na söylenmiş olması durumu daha ilginç kılıyor.
Başbakan Erdoğan, Peres’e dönerek; azarlar bir ifade ile “Sayın Peres benden yaşlısın. Sesin çok yüksek çıkıyor (Başbakan yaşı 80 geçmiş Peres’e “bunak ihtiyar” demek istemiş olamaz. Biliyorum ki sesinin bu kadar yüksek çıkması suçluluk psikolojisi gereğidir. Benim sesim bu kadar yüksek çıkmayacak, bunu da böyle bilesin (Burada Başbakan’ın, İsrail Cumhurbaşkanı’na diplomatik kuralları terk ederek sen diye hitap etmesi biriken öfkeyi yansıtıyor) Öldürmeye gelince siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz. (Açık seçik “siz katilsiniz” diyor) Plajlardaki çocukları nasıl öldürdüğünüzü, nasıl vurduğunuzu çok iyi biliyoruz. (Ellerinizde çocukların kanı da var) Ülkenizde başbakanlık yapmış iki kişinin önemli lafları vardır. Tankların üzerinde Filistin’e girdiğim zaman kendimi bir başka mutlu hissediyorum diyen Başbakanlarınız olmuştur (Gazze’deki katliamdan İsrail halkı değil İsrail yönetimi sorumludur anlaşılabilir) . Ve bana sayılar veriyorsunuz. İsim de verebilirim. Merak edenleriniz vardır belki; şu zulme alkış tutanları da kınıyorum. Bu insanları, bu çocukları öldürenleri alkışlamak bir insanlık suçudur. (Zulme destek veren batı da katliamdan sorumludur) (Simon Peres’e kulaklıktan bunlar çevrildikçe yerinde duramadığı izleniyor) Bakınız burada bir gerçeği bir yana atamayız. (bu sırada moderatör ısrarla hem sözlü olarak, hem de eliyle Erdoğan’ı susturmaya çalışıyor. Başbakan’ın bundan çok rahatsız olduğu moderatörün elini ittiği, bir miktar da vurduğu gözleniyor) Ben şurada çok not aldım. Ama bu notların hepsini cevaplayacak fırsatım yok. Ben burada sadece iki söz söyleyeceğim (Diyor ve moderatör yine müdahale ediyor. Başbakan’ın gerginliği daha da artıyor, itişme başlıyor) Sözümü kesmeyin (Moderatör de ısrarla sürenin bittiğini ifade eden sözlerini yineliyor) Sözümü kesmeyin. Bir: Tevrat 6. maddesinde der ki; Öldürmeyeceksin… Burada öldürme var. İki; bakın bu da çok enteresan “girad assemoning” İsrail barbarlığı zalimliğinde çok ötesinde bir şey. Bir Yahudi. Bunun yanında İsrail ordusunda askerlik yapan Oksford Üniversitesi Uluslararası ilişkiler profesörü Avi Şalam (bu sırada moderatör daha ileri giderek eliyle Başbakan’ın omzuna dokunarak susturmaya çalışıyor. İşte bu Erdoğan’ı çileden çıkarıyor) İngiliz Gazetesi Guardiyan’da şunları söylüyor. Haydut devlet vasfını kazandırdınız diyor. (Moderatörün müdahalesi katlanılmaz hal alıyor. Başbakan son derece sinirli olduğu gözleniyor. Toparlanıyor) Sana da çok teşekkür ederim. (Diyor) Benim için de bundan böyle Davos bitmiştir. Daha Davos’a gelmem. Siz konuşturmuyorsunuz. 25 dakika konuştu. 12 dakika konuştum. Olmaz.” diyor. Peres ve Ban Ki Mun’un şaşkın bakışları arasında forumu terk ediyor.
Başbakan Erdoğan forumu terk etmesinin gerekçesi olarak moderatörün haksız tutumunu gösteriyor.
Ancak işin bu boyuta gelmesinde asıl Simon Peres’in en az Erdoğan kadar sert, yüksek sesle, el kol hareketiyle konuşması asıl etkendir kanaatimce….
Peres’in bu insanlık anlayışla Nobel Barış Ödülü almış bir lider görüntüsünden oldukça uzak bir profil çizdi.
Şimdi ne olacak…
Türkiye; Ortadoğu’da İsrail-Suriye ve İsrail-Filistin arasında arabulucu rolünden uzaklaşmış görünmektedir.
Başbakan Erdoğan terk tepkisinin Peres’e karşı olmadığını düzenlediği basın toplantısıyla açıklaması, ardından Peres’in paneldeki tutumu nedeniyle Başbakan Erdoğan’ı telefonla arayarak özür dilemesi durumu toparlama gayretleri olarak değerlendirilebilir.
Başbakan’ın haklı tepkisi Arap halkı arasında büyük bir sempati yaratacaktır. Ancak Ortadoğu’yu Arap Halkı’nın değil de, Amerika denetimindeki Şeyhlerin ve Kralların yönettiğini düşünürsek bu coğrafyada önemli değişiklik olmayacaktır.
Bu çıkışın uluslar arası platformda Türkiye’ye yarar sağlamayacağını tahmin etmek zor değildir.
Ya feryadını belki en doğru kelimelerle Dünya’ya haykırdığı Filistin Halkı’na yararı olacak mı dır?
Bu soruya evet demek oldukça güçtür.
Musa Özcan
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=159126
>hits
5 Şubat 2009 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder